Kuran'da anlatılan kıssalara baktığımızda, salih Müslümanların genellikle en titiz oldukları konulara yönelik iftiralarla karşılaştıklarını görürüz. Allah'a iman eden insanların karşılaştıkları bu gibi iftiraların başlıcalarından biri de, iffetsizlik iftirasıdır. Önceki sayfalarda gördüğümüz gibi, Hz. Yusuf, iffetini bu kadar korumasına rağmen, inkar edenlerin çirkin ahlaklarının neticesinde iffetsizlik suçlaması ile karşılaşmıştır. Üstün ahlakı ile asla bağdaşmayan bu iftira ile insanların gözünde küçük düşürülmeye çalışılmıştır. Ama biraz önce de belirttiğimiz gibi Allah, onu temize çıkarmış ve suçsuzluğunu diğer insanların da görmesini sağlamıştır.
Hz. Yusuf'un maruz kaldığı iffetsizlik iftirasının bir benzeri, tarihte Müslüman kadınlara yönelik olarak da yapılmıştır. Hz. Meryem, Allah'a olan imanı, samimiyeti, temizliği, iffeti ve güzel ahlakı ile Allah'ın alemlerin kadınlarına örnek olarak gösterdiği mübarek bir insandır. Allah, Hz. Meryem'in melekler aracılığıyla nasıl müjdelendiğini bir ayetinde şöyle bildirir:
Hani melekler: "Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı," demişti. (Al-i İmran Suresi, 42)
Ailesinden kopup Doğu tarafına çekilen Hz. Meryem'e Allah Kendi katından Cebrail'i göndermiştir. Cebrail kendisine güzel bir insan kılığında görünmüş ve Allah'ın vaadini gerçekleştirmek üzere gönderilmiştir. Bu gelişmeler Kuran'da şu şekilde anlatılmaktadır:
Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti. Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona Ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü. Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)." Demişti ki: "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)." O: "Benim nasıl bir erkek çocuğum olabilir? Bana hiçbir beşer dokunmamışken ve ben azgın utanmaz (bir kadın) değilken" dedi. "İşte böyle" dedi. "Rabbin, dedi ki: -Bu Benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır)." Ve iş de olup bitmişti. (Meryem Suresi, 16-21)
Görüldüğü gibi Hz. Meryem, Allah'ın dilemesi ile babasız bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğu ile birlikte kavminin içine girdiğinde ise, büyük bir tepki almış ve dönemin inkarcıları son derece çirkin ve akılsızca bir tutum sergileyerek bu tertemiz insana iftira atmışlardır. Kuran 'da şöyle bildirilmektedir:
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın." "Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz (bir kadın) değildi." (Meryem Suresi, 27-28)
Ancak kavminin her türlü iftirasına, suçlamasına ve çirkin davranışına rağmen, Hz. Meryem tevekküllü ve sabırlı tavrından asla ödün vermemiş, Allah'ın yardımının hep yanında olduğunu bilerek hareket etmiştir. Allah'ın emri ile konuşma orucu tutarak kavmi ile bir süre konuşmamıştır. Onun yerine henüz beşikte olan Hz. İsa, Allah'ın izniyle konuşmuş ve Allah'ın bir mucizesi olduğunu insanlara göstermiştir.
Aslında kavmi, Hz. Meryem'in iffetinin ve temizliğinin farkındadır. Ancak, Hz. Meryem'in kendi batıl dinlerinden uzaklaşarak Müslüman olması bu insanların hoşuna gitmemiştir. Ayrıca beşikte iken konuşarak peygamber olduğunu müjdeleyen İsa Peygamberin annesi olması da, inkarcıların akılsızca alaylarının, dedikodularının ve iftiralarının bir nedenidir. Oysa o dönemde Hz. Meryem'e dilleri ile sataşanların hepsi yaptıklarının karşılığını dünyada da ahirette de azap olarak almışlardır. Hz. Meryem'e yönelttikleri iftiralar ise boşa gitmiş, ne Hz. Meryem'e ne de Hz. İsa'ya bir zarar verebilmişlerdir. Allah, onları tüm insanların gözünde temize çıkarmış, Hz. Meryem'i Kuran'da överek insanlara tanıtmıştır. Bugün her dinden insan Hz. Meryem'i saygı ve sevgi ile anmaktadır. Hz. Meryem'den söz edilen ayetlerden biri de şöyledir:
İmran'ın kızı Meryem'i de (zikret). Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı. (Tahrim Suresi, 12)
Ancak burada Hz. Meryem'e iftira atanların uğrayacakları sonu bilmek de önemlidir. Gerek Hz. Meryem zamanında, gerekse ondan sonra yaşayan kuşaklarda birçok inkarcı insan Hz. Meryem'e ve onun iffeti hakkında kendi düşük akıllarınca çeşitli yorumlarda bulunmuşlardır. İşte Hz. Meryem'e iftira atan bu gibi kimselerin Allah Katında alacağı karşılık ayetlerde şöyle bildirilmiştir:
Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkâra sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkârları dolayısıyla ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar. (Bir de) İnkâra sapmaları ve Meryem'in aleyhinde büyük bühtanlar söylemeleri. Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.)… (Nisa Suresi, 155-157
